catalog-icon English Catalog

catalog-icon Catalogue Française

publication logokulliyat logo

Kitaplar aranır, hatta özlenir. Kitap bilmek merakında olan insanın özlemi olmuştur. Kitaplı bir medeniyetin çocukları nezdinde kitap maddi varlığından öte anlam taşır bizim kültürümüzde. Çocukken, kağıt parçasının ayakaltında kalmasına izin vermezdi yaşlılar. Okuma yazması olmayanlar bile kağıda hürmet ederdi; o 'Kitap'a hürmeten.

Benim başka bir özlemden,artık kalmayan, kitabın iç/eriği/nin yoğrulduğu, hazırlandığı, 'kağıda-kapağa büründüğü' mutfak, yani yayınevi ortamlarından söz ediyorum.

Devamını oku: İnsan Yayınevi'ni Özlüyor

Kategori: Basın Odası

İlhan Akıncı'yla 1995'te, İnsan Yayınları'nda tanıştım. O yılki editörü İlyas Aslan'dı yayınevinin. İkinci kitabımın basımı için İstanbul'a geldiğimde o tanıştırmıştı bizi.

"O yılki editör" dedim ya, olumsuz anlamda bir ironi değil bu. Evet İnsan Yayınları çok editör değiştiren yayınevlerinden biridir. Ama ilginçtir ki, her editör, kendi kültürel meşrebine, ait olduğu düşünce ekolüne mahsus kitapların seçiminde özgür davranmış, bu da İnsan Yayınları'nca tarihten sosyolojiye, felsefeden irfana, tasavvuftan, tradisyonalizme, piskolojiden dinler tarihine kadar çeşitli alanlarda yüzlerce eserin yayınlamasına neden olmuştur.

Devamını oku: İlhan Akıncı

Kategori: Basın Odası

Bu eser için sabrın anatomisi de denebilir aslında. Ömer Lekesiz'in editörlüğünde çıkan Hızır ile Musa, Olmak ve Aramak'ın yazarı felsefeci-şair Özkan Gözel. Hikmete dair tercüme olmayan bir eserle karşılaşmak ne güzel.

 

Felsefeci-şair Özkan Gözel'in, İnsan Yayınları'ndan çıkan Hızır ile Musa, Olmak ve Aramak adlı kitabını heyecanla selamladık... Belki felsefeden çok hikmet demek daha uygun olacak, medyatik kaideler eşliğinde organize şekilde üretilerek piyasaya arz edilen ürünlerin arasından, hikmete dair, üstelik çeviri olmayan bir kitabla karşılaşmanın heyecanı diyebilirim buna. Hikmeti kendi dilinde ören bir kalem Özkan Gözel.

Devamını oku: Sabrın içinden sızlanarak geçen ozan

Kategori: Basın Odası

-Hızır ile Musa dendikte, ilk akla gelen Sezai Karakoç'un "Hızırla Kırk Saat" adlı, Kur'an'daki ilgili kıssadan mülhem olan şiiridir. Kıssa'dan mülhem oluşuyla da şiirsel biçim ve içeriğe uygun olarak bu şiir bir tahkiyeyi içerir. Sizin alt başlığı "Olmak ve Aramak" olan kitabınızın esasını oluşturan "Hızır ile Musa"nız ise ilk bakışta manzum bir forma sahip olmasına rağmen, tahkiyeye yaslanmıyor. Bu biçimi ve tahkiye içermeyen öz'ü sormalıyım ilkin: Siz metninizi nasıl tanımlıyorsunuz? Düşüncelerinizin zorunlu kıldığı bir dil-mimarisinin bilinçli olarak belirlediği bir şiirsel tutumu mu yoksa dizginlenmesi (kelimeye dökülmesi) zor bir zihni akışın kendi kendine edindiği bir suret mi?

Devamını oku: ÖZKAN GÖZEL ile Söyleşi

Kategori: Basın Odası

adilidareci

"İnsanı hayvanlardan üstün tutan, açıklama ve nutuk aleti olan dil, Rahman Sûresi'nde de Rab Teâlâ tarafından zikredilmiş, eşi bulunmaz bir nimet olarak anılmıştır.

Şöyle buyuruyor: 'Rahman olan Allah Kur'an'ı öğretti.' Allah Teâlâ insanda alçak ve aşağı uzuvları da yarattı. Bu uzuvları yemeklerin çıkış yeri yaptı. O halde her kim sözün kötüsüne tabi olur, insanların hata ve günahlarını iştahla araştırırsa -ki insanların günahları tıpkı örtülmesi gereken avret uzuvlarına benzer- en güzel uzuvlarını en kötü yerlerde kullanmış olur. ... Bu adam insanlar arasındayken kuşlar arasında sineğe benzer. Sinek pis bedenlere konar, pis yerlerden gıdasını alır, temiz yerlerden uzak durur." Ebû Bekr Muhammed Turtûşî (1059-1126), "Sirâcü'l-Mülûk / Hükümdarların Kandili" adlı eserinde insanları birbirine karşı kışkırtmanın kötülüğünü bu ifadelerle anlatıyor. Turtûşî'nin ifadeleri, seçim öncesi şirazesinden çıkan siyasi tartışmaları çok güzel özetliyor aslında.

Devamını oku: 'Âdil idareci gerdanlıktaki yakut gibidir

Kategori: Basın Odası